tahammülüm kalmadı

TAHAMMÜLÜM KALMADI

Bu günlerde hepimizde her şeye karşı hiçbir şeye tahammül etmeme eğilimi var. Tahammülsüzüz, ortada hiçbir sebep yokken en ufak kıvılcımdan dünyayı ateşe verebilecek kapasitedeyiz. Tahammülüm kalmadı diye söyleniyoruz sık sık. Adeta teknolojinin gelişimi hayatımızı kolaylaştırırken bizi tahammülsüz, sabırsız, her şeye sinirlenen biri haline getiriyor, Aslında şu an yaşadığımız hayatı gözden geçirirsek dünya neredeyse parmağımızın ucunda, bir tıklama ile internet üzerinden veya televizyondan dünyada neler olduğunu öğrenebiliyoruz yada hemen hemen hepimizin evinde işlerimizi kolaylaştırabilecek teknolojik ürünler bulunmakta ve bazen düşünüyorum da acaba bu kadar kolaylık bize fazla boş vakit bıraktığı için canımız sıkılıyor da her şeyi bu yüzden mi dert ediyoruz. Geçmişe şöyle bir dönüp baktığımızda insanların daha mutlu daha sevecen daha cana yakın daha misafirperver ve daha güler yüzlü olduğunu söylüyoruz. Fakat dönüp de şu ana baktığımızda, insanlar sabahları iş yerinde bile birbirine selam vermekten, tebessüm etmekten aciz, komşularımızı tanımıyoruz bile. Oysa eskiden bir düğün dernek yapıldığında insanlar tek yürek olurdu, birbirlerine yardım ederdi,  artık örf adet ve ananelerimiz giderek unutulmaya yüz tuttu, açıkçası biz nasıl bu hale geldik, oturup da bir düşünmek lazım, giderek yabancılaşıyoruz ve kendi memleketimizde gurbeti yaşıyoruz bir gurbetçi gibi.

Özenti bir toplum haline geldik, Avrupa’yı ya da Amerika’yı taklit ediyoruz. Çağın gerisinde kalmamak için tabi ki takip etmemiz gerekiyor ve gerektiği kadarıyla teknolojiden de faydalanmalıyız ama sorun da şu ki biz çer ile çöpü ayırt edemez hale geldik. Ve böyle devam edersek daha da tahammülsüz, mutsuz, umutsuz, hayata küsmüş, yeni nesiller yetiştirme yolunda en hızlı ilerleyen toplum haline geleceğiz.

O zaman bundan sonra neler yapacağız? Sabahları gülümseyerek selam vermeyi ihmal etmeyeceğiz, komşularımıza sahip çıkıp, teknolojinin esiri olmayacağız, teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak içindir, çevremizdeki insanlarla bağlantımızı kesmek için değil. Ve elimizdeki nimetlere şükredip, daha fazlasını istemek yerine, kanaat etmeyi ilke edineceğiz. Başkasında var olanı değil, başkasında olmayanı görmeye çalışacağız. Kim bilir belki de tahammül edebilmenin formülü sabır ve şükürden geçer.

Psikolog Bilgileri

therapica

Önceki yazıyı okuyun:
unutkanlık
UNUTKANLIK

ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI UNUTKANLIK Unutkanlık son dönemlerde hepimizin ağzında bir sakız misali,ve kime sorsak unutkanlıktan şikayetçi. Öyle ki, sürekli anahtarını unutan,...

Kapat