SOSYAL FOBİ NEDİR?

Bazı sosyal durumlarda hepimiz zaman zaman heyecanlanmışızdır ve bu tamamen normal bir durumdur. Mesela beğendiğimiz bir kişiyle ilk randevumuza çıktığımızda ya da büyük bir salonda konuşma yaparken heyecanlanmamız normaldir. Sosyal fobi ya da diğer bir adıyla sosyal anksiyetede ise durum biraz daha farklıdır; başkaları tarafından yargılanacağımız ya da dikkatle izlendiğimiz düşüncesiyle günlük toplumsal etkileşimlerimize bile yansıyan yüksek ölçüdeki korku ve kaygıdır. Sosyal fobisi olan kişiler başkalarının kendilerine dair korkak, beceriksiz, aptal gibi yargılarla baktığını ya da heyecanlarının ya da yanlış davranışlarının herkes tarafından fark edildiğini düşündüklerinden pek çok yerde durumda toplum önünde konuşmaktan, yemek yemekten, içmekten ya da yazı yazmaktan kaçınabilirler.
Sosyal fobinin iki çeşidi; yaygın sosyal fobi (semptomlar pek çok toplumsal durumu kapsar) ve yaygın olmayan sosyal fobi (sadece bazı toplumsal durumlarda korkular oluşur.)

SOSYAL FOBİ VE ÇEKİNGENLİĞİN FARKLARI

Çekingenlik ve sosyal fobi, içinde bulunduğumuz çevre ve değerler ile birlikte çoğu zaman birbirine karıştırılan iki kavramdır. Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği’nde görüleceği gibi sosyal fobinin en önemli belirtisi kaçınma ve hazırlanıp gittiği sosyal durumlarda bile büyük sıkıntı yaşamasıdır. Kişi eğer duyduğu heyecanı olumlu olarak kullanabiliyor ve bu heyecan onu daha iyi motive edip, çalıştırıp başarılı kılıyorsa burada sosyal fobiden söz edilemez.

SOSYAL FOBİ’NİN NEDENLERİ

Pek çok diğer ruh sağlığı problemi gibi, sosyal fobinin de tek bir nedeni yoktur. Aşağıdaki etkenlerden biri ya da birkaçı sosyal fobinizin nedeni olabilir:
Kalıtsallık: güçlü bir kalıtsal bağ olmasa da aile geçmişinde sosyal fobi olan kişilerin hastalığa yakalanma oranı daha yüksektir. Yine de sosyal fobinin ne kadarının kalıtsallığa, ne kadarının öğrenilmiş davranışa bağlı olarak geliştiği açık değildir.
• Beyin yapısı: Amygdala adı verilen ve beynimizin ortasında bulunan küçücük bir çekirdeğin sosyal fobisi olan insablarda daha aktif çalıştığı belirlenmiştir. Başka bir tahmin, kaygı duyan beyinde bir takım kimyasal ve elektriksel bozukluklar olduğudur; mesela serotonin adı verilen bu maddenin sosyal fobisi olan insanların beyninde normalden az olduğu öne sürülmektedir.
Çevre: Sosyal kaygı aynı zamanda öğrenilmiş bir davranış olabilir. Örneğin sosyal ortamda kaygı duyan bir erişkinin davranışını gözlemleyen ya da ilk sosyal deneyimlerinden birinde hata yapıp arkadaşlarının üstüne güldüğü bir çocuk aynı utanç duygusunu duyacağı korkusuyla bu davranıştan kaçınabilir.

SOSYAL FOBİ BELİRTİLERİ

Özellikle çocuklarda bazı durumlarda utangaçlık ya da çekingenlik yaşanması her zaman sosyal fobisi olduğu anlamına gelmez. Sosyal durumlardaki rahatlık kişinin yetiştirilişine ve deneyimlerine bağlı olarak değişebilir. Bazı insanlar doğaları gereği daha içe kapanıkken, bazıları daha dışa dönüktür. Çekingenlik ya da içe dönüklük genelde bir karakter özelliğiyken, sosyal fobisi olan kişiler yaşadıkları fiziksel ve duygusal semptomlar nedeni ile iş, okul, aile ve çevrelerindeki sosyal hayatlarını negatif etkileyen ve kaçınmaya neden olan bir korku yaşarlar.
Sosyal fobinin fiziksel belirtileri;
• Kalp atışının hızlanması
• Karın ağrısı ve mide bulantısı
• Nefes kesilmesi ve nefes darlığı
• Yüz kızarması
• Kas gerginliği
• Titreme
• Ağız kuruluğu
Sosyal fobinin düşünsel belirtileri;
• “Güçsüzüm, yetersiz bir insanım”
• “Çirkinim, kimse beni beğenmiyor”
• “Sevilmeye layık değilim, kusursuz olmalıyım”
• “Hata yapma hakkım yok”
• “Herkes hatalarımı ve kaygılarımı fark ediyor”
• “Herkesin beğenisini kazanmalıyım”
Sosyal fobinin davranışsal belirtileri;
• Sosyal ortam içinde telefonla görüşmekten çekinme
• Grup aktivitelerine katılmaktan çekinme
• Kalabalık içinde yemek yemekten kaçınma
• Kalabalık içinde bir şeyler içmekten kaçınma
• Otorite figürü (patron, müdür) biri ile konuşurken aşırı heyecanlanma
• Toplum önünde konuşmaktan kaçınma
• Bir yabancıyla telefonda görüşürken ve yüz yüze konuşurken aşırı heyecanlanma
• Birilerinin oturduğu odaya girmeye çekinme
• İlgi odağı olmaktan korkma
• Hazırlandığı bir konuda sunum yaparken aşırı heyecanlanma
• İyi tanımadığı bir kişiye düşüncesine katılmadığını söyleyememe
• İyi tanımadığı birinin gözlerinin içine bakamama
• Karşı cinsle konuşurken aşırı heyecanlanma

NE ZAMAN DESTEK ALMALI

Eğer yukarıdaki belirtilerin bir kısmına sahipseniz ve bu belirtiler aile, iş ve sosyal hayatınızı olumsuz yönde etkiliyorsa bir uzmana görünmenizde yarar var. Aşırı kaygıya ve heyecana neden olan durumlardan kaçınmanız kısa vadede işe yarasa da, uzun vadede tedavi görmediğinizde hayatınızda kalıcı bir alışkanlık olarak kalarak size daha fazla zarar verecektir.
Aşağıdaki Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği’ni doldurarak uzmanlarımıza gönderebilir, ya da print edip doldurarak bir ruh sağlığı uzmanına götürebilirsiniz.
Liebowitz Sosyal Fobi Ölçeği

SOSYAL FOBİ TEDAVİSİ VE DESTEKLEYİCİ YAŞAM BİÇİMİ

Kronik bir rahatsızlık olarak bilinen sosyal fobi rahatsızlığında ilaç tedavileri ve destekleyici psikoterapi ile tedavi süreci yönetilmektedir. Tedavi ile birlikte daha bilinçli bir yaşam biçimi de sosyal fobiyi aşmada yardımcı olacaktır:
• Yanında rahat hissettiğiniz kişilerle iletişim halinde olmak
• Aynı sorunu yaşayan kişilerin oluşturduğu destek gruplarına devam etmek
• Günlük egzersiz yapmak
• Düzenli ve yeterli uyumak
• Dengeli ve düzenli bir diyetle beslenmek
Alkol almaktan kaçınmak ya da sınırlı almak
• Kahve içmekten kaçınmak ya da sınırlı içmek