kompleksler

KOMPLEKSLER

Günümüz toplumunda genel geçer yargıların dışındaki her şey, anormal olarak adlandırılıyor.  Ve bu anormal olarak nitelendirdiğimiz şeyler, kompleks adı altında karşımıza çıkabiliyor. İlk defa bireysel psikolojinin kurucusu olan Alfred Adler tarafından ortaya atılan kompleksler kişiyi mutsuz, kendini sevmeyen, kendine olan inancını kaybetmiş,  umutsuz bireyler haline getiriyor. Aynı zamanda kişiye Ekonomik, sosyolojik ve psikolojik açıdan zarar verebiliyor.

Gerçekte kompleksleri toplum kendisi oluşturuyor, ve kişileri farkında olmadan baskı altına alıyor. Bütün kadınlar manken gibi görünmek çoğu erkek ise adaleli kollara, güzel görünen kaslara sahip olmak istiyor. Çünkü televizyonda karşılarına çıkan reklam veya dizi yıldızlarını kişi rol-model olarak görüyor. Günlük hayatımızda gözlükleri yakışmadığı için kullanmaktan kaçan, kilolu olduğunu düşündüğü için sürekli bol, boyuna çizgili, siyah elbiseler giyerek kendini saklamaya çalışan kişileri görmemiz mümkün. Çünkü kişiler birbirlerine karşı sürekli eleştirel bir tavırla yaklaşıyorlar. Kişi sürekli eleştiriye maruz kaldığı için ya da kendine yanlış rol-model belirlediği için, sürekli acı çekiyor ve mutsuz oluyor.

Açıkçası kompleks en çok kadınlarda veya erkeklerde görülür diyemiyoruz. Sonuçta kompleksler yaşa, cinsiyete, sosyal statüye, ekonomik duruma, eğitim ve kültür seviyesine ve içinde bulunulan ortama göre değişkenlik gösterebiliyor. komplekslerin altında yatan bir diğer neden de kişinin mükemmel olabilme ve görünebilme çabasından kaynaklanıyor. Daha güzel, daha yakışıklı, daha başarılı, daha uzun, daha alımlı olmaya çalışırken, daha mutsuz, daha özgüveni eksik, daha hayata negatif bana bireyler yetişiyor.

Komplekslerimizden kurtulmak için işe öncelikle mükemmel olmaya çalışmaktan vazgeçmekle başlamalıyız. Her insanın kendine özgü kabiliyet alanları, dış görünüşü vardır. Bütün insanların birbirinin aynısı olduğunu, aynı özelliklere sahip olduğunu düşünürsek, bir robottan farkımız kalmaz. Sonuç itibari ile biz insanız ve farklılıklar bizi biz kılar. Şükür ve yetinmeyi bilmezsek, mutluluğun kapılarını kendi ellerimizle kapatmış oluruz. Kendimizi analiz etmeliyiz, muhakkak bizim de görmezden geldiğimiz güzel yönlerimiz vardır, onların ne olduğunu keşfedip o alana yönelmek, ayrıca sahip olmadığımız vasıfları düşünüp de kendimizi üzmek yerine, sahip olduklarımızı görüp, hayattan zevk almayı, kendimizle barışık olup, kendimizi sevmeyi bilmemiz gerekir, kendimizi sevmediğimiz sürece, kimseyi sevemeyiz ve insan sevgisiz yaşayamaz.

Psikolog Bilgileri

therapica

Önceki yazıyı okuyun:
çocuk korkuları
ÇOCUĞUM KORKUYOR

  Çocuklarımızın bilindiği gibi çeşitli korkuları olabilir ve bu korkular görünen veya görünmeyen nesnelere karşı verilen tepkilerden ibarettir, bu tepkiler...

Kapat