iletişimsizlik

İLETİŞİM ÇAĞINDA İLETİŞİMSİZLİK

Günümüzün en büyük sorunlarından biride iletişim, insanlar birbiriyle ilişki kurmakta zorlanıyor ve iletişim çağında iletişimsizlik sorunu yaşıyoruz. Bu sorunun kaynağı aslında kendi içimizde, çünkü yeterince empati kuramıyoruz, yani karşımızdakinin yerine kendimizi koyup onun penceresinden bakamıyoruz. Karşımızdakinin duygularını anlamaya, neler hissettiğini anlamaya çalışmıyoruz oysaki empati kurmayı başarabilsek ve karşımızdakinin yerine kendimizi koyup düşünmeyi denesek ne kaybederiz ki kaybetmekten öte neler kazanabiliriz diye bakmak gerekiyor.  Karşımızdaki kişi konuşurken onu dinleyebilmek önemlidir, ama maalesef biz dinlemekten öte karşımızdakine o anda ne söyleyeceğimizi ne cevap vereceğimizi düşündüğümüz için onu yeteri kadar dinlemiyor ve anlamak için caba göstermiyoruz. Buda iletişim kopukluğunun belki de ilk adimi olarak karşımıza çıkıyor. İletişimde ilk adim dinlemektir ve ayni zamanda dinlediğimizi karşımızdakine belli etmektir, samimi olmaktır, samimiyetimizi yansıtabilmektir. Karşımızdakini anlamadan anlaşılmayı beklemek zaten başlı başına bir hatadır. Ne kadar anlıyorsak o kadar anlaşılırız. Dinleyebilen insan karşısındakinin ne demek istediğini anlamaya çalışan ve bu davranışıyla da yardım etme arzusu olduğunu konuşmanın en başında ortaya koyan insandır. Maalesef şu anki toplumda iletişim diye nitelendirdiğimiz şey daha çok iletişimsizlik ve ortaya çıkan tablo ise görünüşte iletişim kuran, birbiriyle bolca konuşan insanlar ama dinleyen anlayan yok. Aslında iletişimde beklentimiz çok yüksek değil sadece karşımızdaki kişi tarafından anlaşılabilmek ya da anlaşılabildiğimizi bilmek. Hatta bazen derdimizin çaresini bulmaktan öte dinleyen ve anlayan birini bulmak daha öncelikli ihtiyacımız olabilmektedir.

En çok dinlenildiğimize inandığımız zamanlardan biride dua ettiğimiz zamanlardır.  İnsanlar genellikle dua ettiklerinde rahatladıklarını bir iç huzura kavuştuklarını söylerler ve duanın insanları rahatlatmasının en büyük sebebi ise duanın kabulünden ziyade insanın onu duyan, her şeyden önce onu dinleyen bir varlığın olduğuna inanması esasına dayanır.

Eğer anlaşılmak istiyorsak öncelikle dinlemeyi bilmeliyiz, karşımızdakini anlamalıyız ve empati kurmalıyız ki ilişkilerimiz daha sağlam ve sağlıklı olabilsin.

Psk. Ömür Çabuk

Psikolog Bilgileri

therapica

Önceki yazıyı okuyun:
fobi
FOBİ NEDİR?

Fobi bir tür korku olmasına rağmen korku ile arasında bariz bir fark vardır. Fobi ile korku arasındaki en belirgin fark...

Kapat